Size herhangi bir şey satmak için kapınıza gelen bir satış temsilcisine ne gözle bakarsınız? Ben bu durumla karşılaşınca, beynimde otomatik olarak şahsı başımdan savma rutinleri devreye giriyor. Birilerinin benim üstüme bu şekilde gelerek bana bir şey satması imkansız. Bu inisiyatifin benden kaynaklanması lazım.
Kategori arşivi: Yazılım Hakkında Genel Düşünceler
Acı Çekmeden Üstad Olunmaz
Her sektörün kendi guru, üstad, pir olarak görülen zatları var. Yazılım sektöründe de durum farklı değil. Şöyle başımızı kaldırıp devleşmiş bir üstada baktığımızda, bu adam nasıl bu kadar yetenek, kabiliyet, bilgi ve beceri sahibi olabildi diye bir soru aklımıza gelir. Aynı zamanda kendimizin bu devin yanında ne kadar küçük kaldığımızı görür, saklanacak bir yer aramamıza bile gerek kalmadan onun yanında kaybolup gideriz. Örnek mi ver diyorsunuz: Robert C. Martin, Kent Beck, Peter Norvig. Ne milletten oldukları önemli değil. Bu listede birgün mutlaka Türk yazılımcılarının da ismi yer alacak. Önemli olan nasıl üstadlaşabildikleri.
Detayları Görebilmek Ya Da Görememek
Robert Martin Transformation Priority Premise – Transformasyon Öncelik Teorisi başlıklı yazısında yeniden yapılandırmaya (refactoring) karşı yöntem olan kod transformasyonuna değiniyor. Refactoring uygulamanın dışa gösterdiği davranış biçimini değiştirmeden kodun yeniden yapılandırılması anlamına gelirken, kod transformasyonu uygulamanın davranış biçimini yeniden şekillendirmek için kullanılan bir yöntemdir.
Yazılımda Çeviklik İflas mı Etti?
Çevikliğin Böylesi başlıklı yazımı okudunuz mu? O yazımda çevik kelimesinin yerli yersiz her şey için kullanıldığını ve bu yüzden anlam erozyonuna ugradığından bahsetmiştim. Bu yazımda çevikliğin tanımını yapmaya çalışacağım.
Gezen Defterin Hikayesini Biliyor musunuz?
2009 yılında Enrique Comba‘nın aklına bir not defteri alıp, yazılım zanaatı akımında (Software Craftsmanship Movement) yer alan programcılara posta yoluyla gönderme fikri gelir. Her programcı deftere bu konudaki kendi düşünce ve tecrübelerini ekledikten sonra, defteri listede yer alan bir sonraki programcıya posta yoluyla gönderir. Bugün SocRaTes 2012 konferansında tanıştığım bir programcı 2010 senesinde bu defterin kendisine ulaştığını, defteri belli bir zaman sonra listede yer alan bir sonraki programcıya gönderdiğini, ama defterin 2011 senesinden beri kayıp olduğunu söyledi. Herhalde birisi defteri kitaplığına koyup, unuttu :)
Kataların Eşli Programlanması
Yaptığım kataları KodKata.com‘da sizinle paylaştım. Her gün düzenli olarak kod katalarımı yapıyorum. Her gün değişik bir kata yapmaya gayret ediyorum. Kataları tekrarladıkça katanın öngürdüğü birçok işlem benim için rutinleşiyor. Zaman zaman katanın öngördüğü yoldan saparak, başka şeyler deniyorum. Bu yeni bir tasarım kararı olabiliyor ya da yeni bir refactoring metotunun kullanımı. Okumaya devam et
Bilgisayar Mühendisi mi, Yazılım Mühendisi mi?
İsmini açıklamadan bir üniversite ögrencisinin bana göndermiş olduğu e-posta iletisini sizinle paylaşmak istiyorum.
Bana gelen e-postanın içeriği şöyle:
Özcan Bey Merhabalar
Ben XXX Üni. Teknoloji Fak. Yazılım Müh. okuyorum.Yatay geçişle YYY Üni.Müh Fak. Bilg. Müh. geçmek istiyorum ama kararsızım. Sizce hangisini seçmeliyim? Gelecekte hangisinde işsiz kalma ihtimalim daha az? YYY Üni. eğitimi daha iyi olur diye düşünüyorum ama bilg. müh. geleceğin meslekleri arasında yer alamıyor artık. Yazılım müh. adı geçiyor. Sizce ne yapmalıyım? Hangisini tercih ederek kariyerime devam etmeliyim? Şimdiden sağolun …
Not: Acil cevaplayabilirseniz sevinirim.
Kod A.Ş. – Kod Anonim Şirketi
Programcılar tarafından yazılan metotların ve kullanılan değişken isimlerinin çoğu anonim, yani adı sanı belirsiz. Kullanılan isimler ilk bakışta kod bünyesinde olup bitenleri ifade gücünden aciz. Bu kodun okunabilirliğini düşüren bir faktör. Zamanımızın büyük bir kısmını kod okuyarak geçirdiğimizi düşündüğümüzde, seçilen isimlerin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkmakta.
Bugün Neler Ögrendim?
Bugünkü günüm bir tweet göndererek başladı. Saat sekiz gibi Frankfurt’ta yapılan Code Retreat etkinliğine katıldım. Code Retreat 15-20 arası programcının bir araya geldiğı ve birlikte gün boyunca kod geliştirdikleri bir etkinlik.
Ultra Lüks
Biliyorsunuz yazılim sektörü sadece biz yazılımcılardan oluşmuyor. Bu sektörün proje yöneticisi, satış elemanı, testcisi gibi emekçileri de var. Bu meslek gurupları içinde teknik anlamda yazılımın nasıl yapılması gerektiğini bilen ya da bilmesi gereken biz yazılımcılarız. Bu sektördeki diğer meslek guruplarından bu konuda bir ümit beklemeyin.
Neden Her Programcının Bir Blog Sayfası Olmalı?
Blog kelimesi Web Log kelimelerinin kısaltılmış halidir. Bir blogu dijital ortamda tutulan bir günlük olarak düşünebiliriz. Aşağıda sıraladığım sebeplerden dolayı her programcının bir blog sayfası olmalı:
Benlik Güden Programcılar
Geçenlerde bir okuyucumdan bir e-posta aldım. İletisinin bir bölümünde şöyle yazmış:
“Mağrur programcı ustalar sizin gibi mi? Burnundan kıl aldırmaz. Onlara da şöyle diyorum: Mağrur olma padişahım senden büyük Google var“. Bunu okuyunca aklıma bu yazıyı yazmak geldi.
Melek Programcılar ve Şeytan Yatırımcılar
Melek yatırımcıları (business angels) bilirsiniz; hani şu yeni kurulmuş firmalara (startup) yatırım yapan şahıslar. Melek programcıları bilir misiniz? Bunlara gelmeden önce şeytan yatırımcıları açıklamam gerekiyor. Melek yatırımcıların yanında bir de şeytan yatırımcılar (business devils) vardır. Bunlar da melek yatırımcılar gibi yatırım yaparlar, ama niyetleri iyi değildir. Maksatları bellidir; kısa zamanda firmayı satıp (exit), para yapmak. Bu uğurda yapmayacakları yoktur. Genelde dünyadan ve ticaretten haberi olmayan, belki üniversiteyi yeni bitirmiş, İnternet üzerinden uygulanabilecek iyi bir ticari fikre sahip bir veya birden fazla programcının kurduğu firmalardır kendilerine seçtikleri kurbanlar. Ben bu programcılara melek programcılar diyorum. Okumaya devam et
Yeni Bir Programlama Dilini Öğrenmenin En Kolay Yolu
Geçenlerde bir Abap kitabı aldım. Güya Abap ögreneceğim! Abap SAP tarafından geliştirilmiş bir programlama dili ve SAP’nın ERP sistemlerini programlamak için kullanılıyor. Okumaya devam et
Mantığın Köleleri
Programcılık Sanat mı, Zanaat mı? başlıklı yazıma gelen yorumlar, programcılığın sanat olduğu yönünde. Bunun aksini düşünenler de var. Programcılığın bir sanat olarak algılanması subjektif ve bir yanılgıdır. Programcılığın bir sanat olmadığının altını bu yazımla tekrar çizmek istedim.
Matrix’de Yaşayan Programcılar
Hemen hemen her programcının Matrix filmini seyrettiğini düşünüyorum. Star Wars gibi Matrix filmi de biz yazılımcılar için bir kült. Biraz abartı da olsa fikir olarak çok enteresan, en azından bir yazılımcı için. Matrix’de kullanılan yazılım sistemi dikkat çekiyor. En çok ilgimi çeken dejavü olarak isimlendirilen yazılım hataları (bug) ve Neo’nun bir tren istasyonunda hapis kalması ve trene binmesine rağmen tekrar tekrar aynı istasyona geri dönmesi, yani bir nevi for döngüsü olmuştur. Bir for döngüsünün bu kadar güzel görselleştirilmesi beni çok etkilemişti. Böyle bir sistemin entegrasyon testleri nasıl yapılıyor acaba? Okumaya devam et
Meğer Neymişiz!
Bu sabah yanımda kocaman, Coca Cola pet sişeleri taşıyan TIR vari bir araç durup, yol soruyor. Sürücünün neden navigasyon aleti yok diye düşünürken, bu yazıyı yazma fikri oluşuyor kafamda.
Programcıyım, Yönetici Değil!
Türkiye’de genç programcı adaylarının kariyer planlaması şu şekilde:
Üniversite »» Birkaç yıl programcılık »» Proje yöneticiliği »» Bölüm yöneticiliği »» Bölüm müdürlüğü
Programcılık Sanat mı, Zanaat mı?
Çoğu zaman aklımda olan bir soru var: „Programcılık bir sanat mıdır yoksa bir zanaat mıdır? Biz programcılar sanatkar mıyız yoksa zanaatkar mıyız?
Vikipedi’ye baktığımızda sanat ve zanaat için aşağıdaki tanımlamayı yapmakta: