Yazılımda Kırılma Anları

Otuz yıla yakın yazılımcı kariyerimde iki büyük kırılma yaşadım.

Bunlardan ilki imperatif programlamadan fonksiyonel programlamaya geçişti. Çok uzun süre imperatif kod yazmaya alışmış bir beyin, fonksiyonel programlamaya kolay adapte olamıyor. O dönemde çok zorlandığımı hatırlıyorum.

İkinci büyük kırılmayı ise üç sene önce yapay zeka ile tanıştığımda yaşadım. İlginç olan, bu sefer hiç zorlandığımı hatırlamıyorum.

Bunun nedenini düşündüm ve şöyle bir sonuca vardım:

İlk kırılmada düşünme biçimimi değiştirmek zorundaydım. İkinci kırılmada ise zaten sahip olduğum düşünme biçimini doğrudan kullanmaya başladım.

İmperatif programlamadan fonksiyonel programlamaya geçerken beynimi yeni bir programlama paradigmasına adapte etmek zorundaydım. Yıllarca edindiğim alışkanlıklar, yeni düşünme biçiminin önünde engel oluşturuyordu.

Yapay zekaya geçişte ise tam tersi bir durum yaşadım.

Artık algoritmaları adım adım ifade etmek zorunda değildim. Ne istediğimi, neden istediğimi, hangi koşulların sağlanması gerektiğini ve hangi sınırların aşılmaması gerektiğini anlatmam yeterliydi.

Aslında başka bir yazılımcıya iş verirken de böyle davranıyordum. Ona değişkenleri, döngüleri ve koşulları tarif etmiyordum. Problemi ve beklentilerimi anlatıyordum.

Yapay zeka ile de aynı şeyi yapmaya başladım.

Bir başka önemli nokta ise soyutlama seviyesi.

Otuz yıla yakın yazılım geliştirmiş biri olarak zaten uzun zamandır problemleri yalnızca kod seviyesinde düşünmüyordum. Mimari, gereksinimler, iş süreçleri ve sistem davranışları düşünce dünyamın önemli bir bölümünü oluşturuyordu.

Yapay zeka, bu düşünme biçimine doğrudan karşılık gelen bir araç sundu.

Yani yapay zekaya geçiş benim için yeni bir düşünme biçimi öğrenmekten ziyade, zaten sahip olduğum düşünme biçimini kullanabileceğim bir ortama geçmek anlamına geliyordu.

Burada çok ilginç bir paradoks var.

Fonksiyonel programlamaya geçerken beynimi makinenin anlayabileceği farklı bir modele adapte etmek zorundaydım.

Yapay zekaya geçerken ise makine benim düşünme ve ifade biçimime adapte olmaya başladı.

Birincisinde insan makineye yaklaşıyordu.

İkincisinde makine insana yaklaşıyor.

Sanırım yapay zekaya geçişte hiç zorlanmamamın temel nedeni bu.

İlk defa yazılım geliştirmek için bir programlama dilinin düşünme biçimine adapte olmak zorunda kalmadım.

Bu sefer teknoloji benim düşünme biçimime adapte oldu.

📢 Önemli Bağlantılar
▶️ YouTube Kanalım En yeni videoları kaçırmamak için abone olun Kanalı Ziyaret Et →
📘 Yapay Zeka Çağında Yazılım Geliştirme Ücretsiz e-kitabı PDF olarak indirin ve okuyun PDF'i İndir →