Category Archives: Hayata Dair

En Büyük Güç: Zihinsel Esneklik

En büyük güç zihinsel esnekliktir. Zihinsel esneklik perspektif değiştirebilmeyi sağlar. Perspektif her seydir. İnsan onunla yaşar, algılar, mutlu ve mutsuz olur, görür ve karar verir.

Hayata hep aynı pencereden bakılmaz. Gerektiğinde perspektif değiştirmek zaruridir. Yeni bir perspektif bir anda her şeyi başka türlü görmeyi kolaylaştırır. İnsan çoğu zaman olayların değil, kendi perspektifinin mahkûmudur.

Zihnin esnek kalabilmesi için sürekli olanlarla değil, kendisiyle meşgul olması gerekir. Dış etkenler zihni şekillendirir ve her şeye onların dayattığı perspektiften bakmayı öğretir.

Zihinsel esnekliği kazanmanın en etkili yolu olanları olduğu gibi kabullenmek ve teslimiyettir, cünkü direnç, zihni tek bir gerçekliğe hapseder. Kabulleniş ise zihni yeniden hareket ettirir. Bu kabulleniş zihnin zaman içinde solmasını engeller. Solmayan bir zihin ise aynı olaya her seferinde başka bir pencereden bakabilecek kadar canlı kalır.

Zihninizi bir gül gibi düşünün. Onu solduran fırtınalar değildir; her fırtınaya direnmeye çalışmasıdır. Kabulleniş rüzgâri durdurmaz, ama kökleri güçlendirir. Güçlü kökleri olan bir gül nasıl kolay kolay solmazsa, kabullenmeyi öğrenmiş bir zihin de perspektifini kaybetmez.

Belki de en büyük güç, fırtınaları durdurmak değildir. Onlara rağmen solmayan bir gül olabilmektir.

Hayata Dair Prensipler Part II.

Part I. icin bknz.

  • Hicbir seyi kisilestirmeyin, tepki vermeyin, sinirlenmeyin.
  • Sizinle ayni yasam felsefesi, zihniyet ve kültürde olan insanlarla birlikte olun.
  • Insanlari gereksiz yere yüceltmeyin, hayatinizin merkezine koymayin.
  • Zerre icinde zerre oldugunuzu unutmayin. Yildiz tozundan yapildiniz, ama hicbir sey degilsiniz.
  • Alcak gönüllü olun.
  • Tensel ask tinsel askin kücük ölcekli provasidir. Asik olmayan hakikatleri sezemez.
  • Kamil insana giden yolda teslimiyet insanin kendisinedir. Baskalarindan medet ummayin.
  • Her kurulu düzenin bir sahibi oldugunu unutmayin. Yaratana inanmayin, onun var oldugunu bilin.
  • Insani insan yapan onu tasiyanlar degil (araba, yat, taht), onun tasidiklaridir (vicdan, merhamet, ahlak).
  • Para insani bozmaz, var olan bozuklugu ortaya cikarir.
  • Size verilen güzelliklerin diyetini hizmet ederek ödeyin.
  • Canliyi, cansizi yaratandan ötürü sevin.
  • Karsilastiginiz zorluklar gercek potansiyelinizi ortaya cikarir. Zorluklarla mücadele etmekten vazgemecmeyin.
  • Sikayet etmeyin, cözüm üretin.
  • Maneviyatinizi güclendirin.
  • Düsüncelerinize ve agzinuzdan cikanlara dikkat edin. Düsündükleriniz yasadiginiz gercekligi olusturur.
  • Insanlardan bir beklentiniz olmasin. Aksi taktirde hep hayal kirikligina ugrarsiniz.
  • Arzusu olmayan özgürdür, bir seye, istege, ihtiyaca bagimli degildir, serbesttir, serbest düsünür.
  • Kitlik bilincinden vazgecin. Bu evrenin temeli bolluktur. Kitliga düsüncelerinizin neden oldugunu bilin. Bir seyi
  • istemek, arzulamak, pesinde kosmak kitlik bilinci isaretleridir.
  • Dünyada varligini artirmaya calisanlar degil de hep hiclige ulasmaya calisanlar var olmuslardir.
  • Ahlak insanin en somut tarafi ile en soyut tarafinin iliskili hale gelmesidir. Insanim özü ile sözü arasindaki bosluk bir ahlak boslugudur. Ya kapatilir ya da ucurum acilir.

Yaratan nezdinde hersey yasandi ve bitti. Rahat olun.

Hayata Dair Prensipler:

  • Kimseye planlarinizi anlatmayin. Sessizce calisin, basariyi da sessizce yasayin.
  • Sadece özgüven yoksunu insanlar ilgi ve övgü beklerler. Genel olarak kimsenin sizi övmesine izin vermeyin. Bildigiiniz seylerin size anlatilmasinin bir anlami yoktur. Insanlari sizin eksiklerinizi dillendirmeye tesvik edin.
  • Kendinizi anlatmayin. Birakin baskalari konussun. Herkes kendisini anlatmaya meraklidir. Dinleyin ve ögrenin. Masadan kaltiginizda siz karsi tarafin herseyini bilirken, karsi taraf sizin hakkinizda hicbir fikir sahibi olamayacaktir.
  • Hergün kisisel gelisiminize yatirim yapin.
  • Bosa vakit harcamayin. Ölünce dinlenmek icin yeterince vaktiniz olacak.
  • Hayati bir bilgisayar oyunu gibi görün. Tek bir sansiniz var ve gelebileceginiz en iyi levele gelmeye calisin. Kaybedecek hicbir seyiniz yok.
  • Hayatta anlam aramayin. Kendinize bir hedef secin ve onu gerceklestirmek icin en üstün gayreti gösterin.
  • Para, mal, mülk anlamsiz degerlerdir. En kiymetli degerleriniz size en yakin olan insanlardir. Onlar ile mümkün olan en yüksek seviyede kaliteli vakit gecirin.
  • Kendinizden vazgecmeyin. Hayatinizin basrolü hep siz kalin. Figüranlar hayatiniza cokca dahil olup, ayrilacaklar. Siz kendi filmizi cekmeye devam edin, kimseye hayatinizda basrolü vermeyin, özellikle karsi cinse.
  • Bir gün öleceginizi hatirlayin. Mezarliklara ugramayi aliskanlik haline getirin. Ölümü yeni bir baslangic olarak adledin ve merakla bekleyin, ama bu hayatinizdaki potansiyelinizi en son raddesine kadar kullanin ve icinden gecin.
  • Spor yapin, yürüyün, kas kütlenizi artirin. Protein ve takviye alin.
  • Iyilik yapin, iyilik iyidir.
  • Yaptiginiz her isi severek yapin. Ayni isi o hali ile bir daha yapmayacaksiniz.
  • Hep sükredin.
  • Kontrolünüzde olmayan hicbir seye kafa yormayin. Sadece düsünceleriniz kontrolünüzdedir. Bunun haricinde bu dünyevi yasamda hicbir sey kontrolünüz altinda degildir. Kontrol etmeye calismak beyhude bir cabadir. Kendinize ve düsüncelerinize odaklanin.
  • Her olani oldugu gibi kabul edin. Olmasi gereken olur, olmasi gereken olacak.
  • Kitap okuyun.
  • Hayati dengeli yasayin. Fazla vermeyin, cok almayin.
  • Hayatinizin ilk yarisindan almaniz gerekenleri alin, diger yarisinda verin.
  • Olumlu düsünün.
  • Sevin, yarin yokmus gibi sevin.
  • Huzur arayin, huzur verin.
  • Sizden daha bilgili, cesur, zengin, akilli insanlarla biraraya gelin, düsük seviye insanlarla zaman kaybetmeyin. Birlikte oldugunuz insanlarin ortalamasi haline geleceksiniz.
  • Bir gün bu dünyadan ayrildiginizda, arkada biraktiginiz sevdiklerinizin sizin hakkiniizda ilk akillarina gelen hos bir sada birakmis olmaniz olsun.
  • Amaciniz hayatta kalmak degil, insan kalmak olsun.
  • Gidenin arkasindan üzülmeyin. Ders cikarin ve eksiklerinizi tamamlayin.
  • Mutlulugu aramayin. Mutluluk dengeli bir hayatin yan ürünüdür.
  • Paranin pesinde kosmayin. Hicbir seyin pesinde kosmayin.
  • Kalp kirmayin. Özür dilemeyi bilin.
  • Alcak gönüllü olun.

Birşeyin Başlangıcı Nasıl Tayin Edilir?

Birseyin baslangicini nasil tayin edebiliriz? Örnegin herseyin baslangicinda yaratici var dedigimizde, bu dogru bir mantiksal cikarim olur mu?

Hegel’e göre olmaz, cünkü yaratan dendiginde onun özelliklerini de denkleme dahil etmis oluyoruz ve baslangici zaruri kilacak bu dolayli unsurlarin nasil basladiklarini bilemeyiz.

Tam anlamiyla bir baslangic tayin edebilmek icin hicbir özelligi, icerigi, yaratilis nedeni ve farkliligi olmayan birseyler hayal etmemiz gerekiyor. Bunlarin hepsi göz ardi edildiginde geriye ne kalir? Saf varlik (reines Sein).

Peki bu saf varlik nedir? Bahsettigimiz tüm özellikleri alindiginda geriye ne kalir? Hiclik (Nichts). Demek ki:

Saf varlik == Hiclik (Sein == Nichts)

Saf varlik ve hiclik tamamen belirsiz ve bu yüzden birbirlerinden ayirt edilmeleri imkansizdir.

Bunu cikis noktasi alalim ve birseyin baslangicini nasil tayin edebilriiz sorusuna dönelim.

Bir meyvenin icindeki cekirdegi düsünelim. O cekirdek meyvenin baslangici. Topraga düstükten sonra filizlenir, agac olur, cicek acar ve meyve verir. Yani meyve kendi baslangicini kendi icinde tasiyor. Ama cekirdegin baslangic oldugunu nereden biliyoruz? Ondan önce ne vardi?

Buna sadece bir bütün olarak baktigimizda görebiliyoruz. Cekirdegin baslangic oldugunu anlayabilmemiz icin meyvenin icindeki cekirdege kadar olan tüm süreci kavramamiz gerekiyor. Hegel buna hakikat bütünlügü (Das Wahre ist das Ganze) diyor. Yani meyvenin icindeki cekirdek, o meyveyi yapan ilk cekirdigi anlamamizi sagliyor. Sona vardigimizda baslangici anlamaya basliyoruz.

Sadece bu sekilde ilk cekirdegin ne oldugunu yani baslangic oldugunu kavrayabiliyoruz. Son baslangica isaret ederken, baslangicta sona dogru götürüyor. Bu yüzden birseyin baslangici su dendiginde lineer bir olguya vurgu yapilmiyor. Bu bir döngü. Bas son iken, son yine basa dönüsüyor.

İnsan Artık Bir Proje

Insanin kendisini proje ilan edip, kendisini gelistirmesi, özgürlesmesi, diledigini yapabilmesi, performans sergilemesi, kendi efendisi oldugunu düsünmesi durumunu disardan uygulanan bir kontrol mekanizmasi olarak düsündünüz mü hic?

Eskinden yapmalisin, calismalisin, basarmalisin denirken, simdilerde yapabilirsin, calisabilirsin, basarabilirsin deniliyor. Kulaga özgürlük gibi gelen bu seyler insani kendi kendisinin kölesi yapiyor ve insan artik bunu hic sorgulamadan icsellestirmis durumda. Nitekim baski ayni baski lakin icsellestirilmis birsey baska, disardan emir olarak algilanmasi baska birsey.

Eskiden patronlar insanlari sömürürdü, simdilerde insanlar kendilerini daha iyi olabilmek adina sömürmeye basladilar. Eski sistemde yapilana isyan mümkün iken, yani sistemde buna karsi koymak artik imkansiz. Bunun sonu burnout, depresyon ve benzeri kisilik bozukluklar.

Bu durum insanligin her yönüne sirayet etmis durumda. Bunun en güzel örnegini insan iliskilerinde görebiliriz. Ask bile bir performans ögesine dönüsmüs durumda. Ölcülebiliyor, planlaniyor, puanlaniyor yani ask basariya indirgenebiliyor.

Özetle insanlar özgürlesmedi, kendisini sömürür hale getirdi.

Bunun bir sonraki evresini kisa bir zaman sonra yapay zeka ile görecegiz. Bu kisisel optimizasyon cilginligi insanlari iyice zivanadan cikarip, pesinde kostuklari tek anlamli sey haline getirecek, cünkü bu süreci daha iyi bir konumda olan bir zeka yardimi ile hizlandirmak cok daha kolay olacak. Yapilmasi gereken tek sey su soruyu sormak olacak: xyz icin ne yapmam gerekiyor?

Denge

Matematikte hersey esitlik ve denge üzerine kurulu. Esittir isaretinin sag ve solu es degerde olmak zorunda. Bu konudan Matrix’in mimarida bahsediyor filmde. Bazi denklemler cözülemez oldugu icin onlari dengeleyici unsurlar olustu diyor.

Hayatin temelinde matemetik olmasina ragmen, insan dogasi icin bu gecerli degil. Insan bastan asagiya bir dengesizlikler abidesi ve bütün bir ömrü kendi icindenki denklerimin dengesizliklerini dengemeleye calisarak geciriyor.

Dengenin olmadigi yerde huzur olamaz, cünkü biliriz ki problem yani denklem cözülememistir.

Hülasa-i kelam: hayatin sirri dengede gizlidir. Iliskide, yeme icmede, calismada, uyumada, gezme tozmada, eglenmede, sevmede, nefret etmede, üzülmede ve herseyde denge.

Aldigin kadar vereceksin, verdigin kadar talep edeceksin. Fazlasi ya da azi dengeyi bozar, denklemi cözümsüz birakir. Yani yakindigin aslinda cok fazla verip, alamaman ve dolayli olarak diger sahislar degildir; problem dengeyi bozan sen olmasidir. Bunu kavradiktan sonra huzur istiyorsan dengeyi koruyacaksin.