Ben şahsen startup ekosisteminde venture capital ve gidişatı para ile hızlandırma işine sıcak bakanlardan değilim. Nedenlerini daha önceki yazılarımda paylaşmıştım.
Bu yazımda başka bir konuya değinmek istiyorum.
Melek yatırımcılar ve VC’ler genelde solo girişimcilere mesafeli yaklaşırlar. Bunun temel gerekçelerinden biri, tek bir insanın bir startup’ın bütün yükünün altından kalkamayacağı düşüncesidir.
Durum böyleyken bazen 5-10 kişinin, sadece yatırım alınabilecek bir yapı oluşturmak adına bir araya gelip startup kurduğu absürt durumlara bile şahit oluyoruz.
Ama artık denklemde yeni bir değişken var:
Yapay zekâ.
Bir girişimci şirketinde tek insan olabilir.
Ama yalnız olmayabilir.
Arkasında kod yazan, test yapan, araştırma yapan, dokümantasyon hazırlayan, müşteri taleplerini analiz eden, pazarlama içeriği üreten ve operasyonel işleri yürüten onlarca AI agent çalışıyor olabilir.
Yani şirket:
1 insan + N agent
şeklinde organize edilmiş olabilir.
Bu durumda “solo founder” kavramının eski anlamı hâlâ geçerli mi?
Belki de yatırımcının sorması gereken soru artık:
“Kaç kişisiniz?”
değil,
“Execution capacity’niz ne kadar?”
olmalı.
Çünkü 10 kişilik bir startup’ın yapabildiği işi bir insan ve onun yönettiği agent ordusu yapabiliyorsa, headcount artık şirketin kapasitesini ölçmek için anlamlı bir metrik olmayabilir.
O zaman asıl soru şu:
“Solo girişimciye yatırım yapılmaz” felsefesi AI çağında hâlâ geçerli mi?
Yoksa “solo founder” kavramını yeniden mi tanımlamamız gerekiyor?
Belki de geleceğin solo founder’ı aslında hiç de solo değildir.