Yapay zeka çağından önce ortaya çıkmış, birçok girişimcinin hala takip ettiği ama bence artık ciddi biçimde sorgulanması gereken bir yöntemden bahsedelim.
Lean Startup.
Bu yaklaşım, piyasaya girmek için kusursuz bir ürün beklemeyin, bir MVP (Minimum Viable Product) geliştirin ve hemen müşterilerinizin karşısına çıkın, diyor.
Ben o senin MVP’ni iki saat içinde kopyalarım!
Bu öğüt, yazılım geliştirmenin pahalı ve zaman alıcı olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Bugün ise koşullar tamamen değişti.
Bir piyasaya girmek için o piyasayı çok iyi tanımak hala en önemli koşullardan biri. Hatta yapay zeka çağında bu bilginin önemi daha da arttı.
Ancak müşterilerinizin karşısına tam teşekküllü, gerçek problemleri çözen bir uygulama yerine, ne yaptığı bile tam olarak belli olmayan bir MVP ile çıkarsanız, piyasada tutunma şansınız oldukça düşük olacaktır.
Çünkü sizin aylarca geliştirdiğiniz o MVP’yi artık birkaç saat içinde kopyalamak, birkaç gün içinde de daha iyisini yapmak mümkün olabilir.
Peki, ben bugün bir yazılım girişimi kuracak olsam nasıl hareket ederdim?
Öncelikle, geliştireceğim ürünün yapay zeka araçlarıyla bile en az altı aylık ciddi bir geliştirme süreci gerektirecek büyüklükte ve derinlikte olmasına dikkat ederdim.
Burada kastettiğim gereksiz özelliklerle şişirilmiş bir yazılım değil; sektörün gerçek problemlerini uçtan uca çözen, iş süreçlerini iyi modelleyen, bütünleşik bir ürün.
Çünkü artık birkaç haftada geliştirilebilen bir uygulama, tek başına sürdürülebilir bir rekabet avantajı sağlamıyor.
Piyasaya çıktığınız gün rakiplerinizden en az altı ay önde olmalısınız.
Bu altı ay, yalnızca teknolojik üstünlük anlamına gelmiyor. Müşteri kazanmak, dağıtım kanallarını oluşturmak, iş ortaklıkları kurmak ve piyasada kalıcı bir yer edinmek için ihtiyacınız olan zaman anlamına geliyor.
Rakipleriniz sizin ürününüzü geliştirmekle uğraşırken siz müşterilerinizle ilişkilerinizi güçlendiriyor, gerçek kullanım verileri topluyor ve ürününüzü daha da ileri taşıyor olmalısınız.
Aksi takdirde, piyasada mantar gibi biten rakiplerinizle fiyat rekabetine girmek zorunda kalırsınız.
Yapay zeka, yazılım geliştirmenin maliyetini düşürdükçe, yalnızca yazılıma dayanan rekabet avantajlarını da ortadan kaldırıyor.
Artık mesele piyasaya ilk çıkan olmak değil, piyasaya çıktığında rakiplerine yetişilmesi zor bir mesafe koyabilmek.
İlk gelen, bu mesafeyi koruyacak kadar zamanı varsa pazarı ele geçirir.
Sonradan gelenler ise çoğu zaman yalnızca boğaz tokluğuna çalışır.