En büyük güç zihinsel esnekliktir. Zihinsel esneklik perspektif değiştirebilmeyi sağlar. Perspektif her seydir. İnsan onunla yaşar, algılar, mutlu ve mutsuz olur, görür ve karar verir.
Hayata hep aynı pencereden bakılmaz. Gerektiğinde perspektif değiştirmek zaruridir. Yeni bir perspektif bir anda her şeyi başka türlü görmeyi kolaylaştırır. İnsan çoğu zaman olayların değil, kendi perspektifinin mahkûmudur.
Zihnin esnek kalabilmesi için sürekli olanlarla değil, kendisiyle meşgul olması gerekir. Dış etkenler zihni şekillendirir ve her şeye onların dayattığı perspektiften bakmayı öğretir.
Zihinsel esnekliği kazanmanın en etkili yolu olanları olduğu gibi kabullenmek ve teslimiyettir, cünkü direnç, zihni tek bir gerçekliğe hapseder. Kabulleniş ise zihni yeniden hareket ettirir. Bu kabulleniş zihnin zaman içinde solmasını engeller. Solmayan bir zihin ise aynı olaya her seferinde başka bir pencereden bakabilecek kadar canlı kalır.
Zihninizi bir gül gibi düşünün. Onu solduran fırtınalar değildir; her fırtınaya direnmeye çalışmasıdır. Kabulleniş rüzgâri durdurmaz, ama kökleri güçlendirir. Güçlü kökleri olan bir gül nasıl kolay kolay solmazsa, kabullenmeyi öğrenmiş bir zihin de perspektifini kaybetmez.
Belki de en büyük güç, fırtınaları durdurmak değildir. Onlara rağmen solmayan bir gül olabilmektir.