Yapay zeka araçları ile çok hızlı proje çıkarmak mümkün.
Ancak bunun bir de karanlık tarafı var:
Maymun iştahlılık!
Bir girişimciyseniz, üstüne üstlük bir de yazılımcıysanız ve senior developer seviyesindeyseniz, yüzlerce yazılımcıdan oluşan bir ordunuz varmış gibi istediğiniz projeyi geliştirebiliyorsunuz.
Lakin bu muazzam üretim kapasitesi beraberinde ciddi bir tehlike getiriyor.
Bahsettiğim maymun iştahlılık ya bir ürüne odaklanıp onu hızlıca tamamlamanızı engelliyor ya da “Şu da olsun, bunu da ekleyeyim” diyerek ürünün gereksiz yere şişmesine ve zaman kaybetmenize neden oluyor.
Biraz önce baktım. Otuz civarında Git repository’si oluşmuş durumda. Bunların her biri ayrı bir proje. Çok geniş kapsamlı bir platform üzerinde çalışmanın getirdiği yük bu. Ama aklıma sürekli yeni fikirler gelmiyor da değil.
Peki ben bu maymun iştahlılığı nasıl kontrol etmeye çalışıyorum?
Öncelikle proje tamamlandığında nasıl bir ürünün ortaya çıkması gerektiğine dair çok net bir vizyona sahip olmak gerekiyor.
Ne pahasına olursa olsun, o vizyondan sapmamak lazım.
İkinci adımda alt projelerin öncelik sırası geliyor. “Hangi projeyi şimdi çıkarmak zorundayım, hangisini öteleyebilirim?” sorularını kendime soruyorum.
Buradan çıkan öncelik sırasına göre projeleri tamamlamaya çalışıyorum.
Genellikle aynı anda 2-3 proje üzerinde çalışıyorum. Bunların büyük bir kısmı zaten Software Factory ile otonom olarak oluşturulan uygulamalar. Yani inşa edildikleri süre boyunca onlara dokunmuyorum. Fabrikadan çıktıktan sonra ise finetuning ile gereksinimlere göre adaptasyonlarını yapmaya başlıyorum.
Bazen aklıma çok ilginç bir fikir geliyor ve onu hemen hayata geçirme dürtüsüyle baş etmekte zorlanıyorum.
Bu durumda mevcut işimi bırakıp yeni fikrin peşinden koşmak yerine, loop engineering ve prompt engineering süreçlerinde oluşan boşluklarda, bir side project olarak o fikir üzerinde çalışmaya başlıyorum.
Ama ana odağımı o projeye kaydırmıyorum.
Buradaki amacım ekran başındaki boş vakitleri değerlendirmek ve yeni fikirleri denemek. Ana projelerin önceliğini değiştirmek değil.
Eskiden en büyük problemimiz fikirlerimizi hayata geçirecek yeterli üretim kapasitesine sahip olmamaktı.
Şimdi ise üretim kapasitemiz o kadar arttı ki asıl problem hangi fikirleri hayata geçirmeyeceğimize karar vermek hâline geldi.
Yapay zeka çağında girişimcilerin en önemli becerilerinden biri de sanırım bu olacak:
Her yapabildiğini yapmamak.