Makinelerle Olan Münasebetimiz

Programcılığın kısa bir geçmişine bakalım:

Delikli kartlar → Assembly → yüksek seviyeli diller → framework’ler → low-code/no-code → yapay zekâ ile doğal dil

Neden makineler ile münasebetimizi doğal dillere kadar taşıdık?

Doğal dille programlama aslında aniden ortaya çıkmış bir devrim olmayabilir. 70-80 yıldır ilerlediğimiz yönün mantıksal sonucu olabilir.

İnsan doğası gereği etrafını düşündüğü kadar, kullandığı dil ile de algılıyor. İnsan konuştuğu dil ile düşünüyor, kavramlar oluşturuyor ve dünyayı bu kavramlar üzerinden anlamlandırıyor.

Bu yüzden makinelere hükmetmek için geliştirdiğimiz dilleri de zaman içinde kendi dilimize yaklaştırdık.

İlk başlarda insan makinenin dilini öğrenmek zorundaydı. Sonra programlama dilleri makinenin dilinden uzaklaşıp insanın düşünme biçimine yaklaşmaya başladı.

MOV, JMP gibi makineye yakın komutlardan if, else, while, class, person, customer, order gibi insana ait kavramlara geldik.

Java, Python veya başka bir yüksek seviyeli programlama dili bu açıdan sadece teknik bir gelişme değildi. Aynı zamanda insanın makineye:

“Ben senin gibi düşünmek istemiyorum, sen beni anlamaya çalış.”

deme çabasıydı.

Yapay zekâ ile belki de bu uzun yolculuğun en önemli eşiğini geçiyoruz.

70-80 yıl boyunca programlama dillerini insana yaklaştırdık.

Şimdi ise ilk defa programlama dilini aradan çıkarmaya başlıyoruz.

Makineye nasıl yapacağını anlatmak yerine, kendi dilimizde ne istediğimizi anlatıyoruz.

Belki de yapay zekâ ile değişen şey programlamanın kendisi değil. İnsan ile makine arasında kimin kimin dilini öğrenmek zorunda olduğu.

📢 Önemli Bağlantılar
▶️ YouTube Kanalım En yeni videoları kaçırmamak için abone olun Kanalı Ziyaret Et →
📘 Yapay Zeka Çağında Yazılım Geliştirme Ücretsiz e-kitabı PDF olarak indirin ve okuyun PDF'i İndir →