Mikrodevre.com adresi altında elektronik ve mikro denetleyiciler hakkında edindiğim bilgileri paylaşacağım yeni bir blog oluşturdum.
Bilginize…
Özcan Acar
Mikrodevre.com adresi altında elektronik ve mikro denetleyiciler hakkında edindiğim bilgileri paylaşacağım yeni bir blog oluşturdum.
Bilginize…
Özcan Acar
Bir senior ve bir junior arasında yapılan konuşmaya kulak misafiri olalım:
Senior: Sakın başkasının kodunu değiştirme! Ufak bir değişiklik ummadığın hataların oluşmasına sebep olabilir. Yaptığın değişiklik sonucu bir hata oluşmadı ise, kimse seni övmez. Ama hata olursa, herkes başına üşüşür. Bunu istediğini zannetmiyorum.
Junior: Ama agile diye bir şey var, öyle kodu yeniden yapılandırmadan olmazki! Kodu okunabilir hale getirmek lazım. Bu devamlı yapılmassa, bir zaman sonra kodun bakımı zorlaşacaktır.
Senior: Sen bilirsin! Ben söyleyeceğimi söyledim, kodu değiştirdiğin zaman olacaklardan her zaman sen sorumlu olursun.
Hiç diyet yaptınız mı? O zaman her diyetten sonra tekrar kiloları fazlasıyla geriye aldığınıza diyet sayınız adedince şahit olmuşsunuzdur. Yeme alışkanlıkları değiştirilmeden hiçbir diyetin başarılı olduğunu görmedim. Bu konuda epeyce bir tecrübeliyim diyebilirim. Tipik bir iş gününün yüzde %90 ından fazlasını masa başında geçiren birisi olarak, kilolarımı dengede tutmak için yapmadığım diyet ve spor türü kalmadı. Ama bu konuda Karatay diyeti ile tanışana kadar kesinlikle başarılı olamadım. Verdiğim kiloları her zaman faylasıyla geriye aldım. Kilo vermek değil, kiloyu tutabilmek marifetmiş, bunu yaptığım bunca diyetten sonra çok iyi anladım.
İlk bakışta bir programcıyı senior yapan teknik bilgisidir. Yüksek seviyede teknik bilgiye sahip olmak için çok tecrübe sahibi olmak gerekir. Yüksek seviyede teknik bilgiye sahip bir şahsın senior olarak algılandığını düşünebiliriz. Lakin teknik bilgi senior olmanın sadece bir boyutudur. Senior mozaiğinin tamamlanması için birçok parçanın bir araya gelmesi gerekir.
Şüphesiz açık kaynak (open source) filozofisi biz programcıların hayatını derinden etkiledi. Açık kaynağın bize sağladığı bariz iki avantaj var. Bunlar:
Eylül 2012 de katıldığım SpringSource Certified Enterprise Integration Specialist kursunun ardından geçen hafta katıldığım imtihanı kazanarak SpringSource Certified Integration Specialist sertifikasını almaya hak kazandım.
Yazılımcılar detaylara olan sevdaları ile tanınırlar. Bir yazılımcı kullanılmak üzere yeni bir API (Application Programming Interface) geliştirdi ise ve kendisinden bu yeni API’nin nasıl kullanıldığının açıklanması istenirse, size detaylar içinde kaybolmanız ve oturum sonunda API’nin nasıl kullanıldığını anlamamanız garantisini veririm.
Son zamanlarda en çok merak edip, öğrenmek istediğim diller arasında geliyor Ruby. Ruby herkesin dilinden düşürmediği, dinamik veri tipli ve her şeyin istisnasız nesne olduğu bir programlama dili. 1993 yılında Yukihiro Matsumoto tarafından geliştirilmiş. 2006 senesinde Ruby on Rails çatısının oluşturulmasıyla popüler bir web programcılığı dili olmuş.
Birçok meslekte araç ve gereç sahibi olmadan iş yapmak mümkün değildir. Günlük hayatımızda da birçok araç ve gereci kullanırız. Örneğin bir resmi duvara asabilmek için bir çivi ve bir çekic kullanırız. Çoğu zaman işimizi gördükten sonra başarımız ile övünür, bir sonraki ihtiyacımıza kadar kullandığımız araçları hatırlamayız.
BTSoru.com‘da bir soru sorulmuş. Tüm soruları kontrol ederek ihtiyaç durumunda başlığı, içeriği ve etiketleri düzenlemeye çalışıyorum. Bu soruyu incelerken verilen kod örneğini Struts kodu zannettim ve sorunun etiketini Struts olarak değiştirdim.
Programcı takım arkadaşı ile kodu gözden geçirme (code review) seansı yapıyor. Kodun içinde bulunduğu durumdan hoşnut değil, lakin bunu takım arkadaşına söylemiyor. Arkadaşının yanlış anlamasından mı korkuyor?
Java Generics and Collections kitabında Get and Put isminde bir prensipden bahsediliyor. Java Generics wildcard kullanımı bu prensip takip edildiğinde daha kolaylaşıyor. Prensip şöyle:
Ben Java’nın ilk günlerinden beri bu dili kullanan bir programcıyım. 1998 senesinin bir günü kampüste laflarken bir arkadaşım yeni haberini aldığı Servlet teknolojisinden bahsetmişti. Bugün gibi hatırlıyorum: “vay… demek Java ile appletler harici web programcılığı yapılabiliyor….” demiştim. Java ile geçirdiğim ilk yıllarda hakim olmam gereken konular JDBC, Reflection, RMI ve Servlet gibi teknolojilerle sınırlı idi. On beş sene sonra durum çok farklı! Başlangıçta küçük bir havuzda yüzerken, şimdilerde kocaman bir okyanusun içindeyim ve bu okyanusun ucu, bucağı yok.
Yazılım camiasında son zamanlarda dikkat çeken bir değişim furyası var. Cevabı aranan soru şu: Yazılım ekibi nasıl daha verimli hale getirilebilir? Bu aslında organizasyonel bir değişimin gerekli olduğu bilincinin oluştuğu anlamına geliyor. Yöneticiler ekiplerini daha çevik hale getirmek için çeşitli yöntemlere başvuruyorlar. Bunların başında örneğin ekibin topluca eğitilmesi geliyor.
Bu rapor Kurumsaljava.com‘da hazırladığım yazılımcı anketinden edindiğim verileri ihtiva etmektedir. Ankete son beş ay içinde beş yüze yakın yazılımcı katıldı. Ankette yer alan soruları yazılımcıların çalışma yöntem ve süreçlerine, kullandıkları araçlara ve bu meslekten beklentilerine ışık tutacak şekilde şekillendirmeye çalıştım. Raporun bundan sonraki her sayfasında ankette yer alan bir soru ve bu soruya ankete katılan yazılımcıların verdiği cevaplar yer almaktadır.
Daha dün gibi hatırlıyorum: Windows 95’in sahip olduğu işletim sistemi çekirdeğini (kernel) taskmanageri üzerinden şutlayabiliyordunuz. Akabinde tüm sistem çalışmaz hale geliyordu. Bu konularla ilgisi olmayanları kendine hayran bırakmak için fena bir yöntem değildi.
Dale Carnegie tarafından 1937 yılından yazılan How To Win Friends and Influence People (nasıl arkadaş kazanır ve diğer insanları etkilersiniz) başlıklı kitap her yazılımcının mutlaka okuması gereken ve güncelliğini günümüzde de koruyan çok değerli bir kaynak kitap.
Geçen cumartesiyi pazara bağlayan gece, saat 00:00 civarı KurumsalJava.com, BTSoru.com, BizimAlem.com ve diğer web projelerimin üzerinde yer aldığı sunucuların erişilemez oldukları haberini aldım. Akabinde gecenin bir yarısı hizmet aldığım ISP’nin yolunu tuttum. Tam, tamına 4 senedir bir düğmesine bile basmadığım, bu kadar zaman sorunsuz çalışmış olan firewall sistemlerinin neden çalışmadıklarını incelemeye başladım. Bugüne kadar birçok DOS saldırısına karşı koymuş ve çalışmaya devam etmiş bu sistemlerin bir DOS saldırısı sonucu tıkanmış olabileceklerine ihtimal vermedim. Aslında firewall sistemlerinin işletim sistemlerini en yeni versiyona çekmem gerekiyordu. Fırsat bu fırsat dedim ve gerekli kurulum ve ayarları yaptım. Pazar sabahı saat altıya doğru tekrar evimin yolunu tuttum.
KurumsalJava.com RSS Adresi degişmiştir. Lütfen http://www.kurumsaljava.com/feed/ olarak değiştiriniz.