Yapay zeka ile çalışırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi, onun birçok söylem ve eyleminin altında varsayımların yatmasıdır.
İsteklerinizi yeterince keskin ifade etmezseniz, size kanatları olan ama uçamayan bir uçak teslim edebilir.
Uçak örneğinden devam edelim.
Varsayımları ortadan kaldırmak için sadece “bir uçak yap” demek yetmez. “Bu uçak tamamlandığında uçabilmelidir” demeniz gerekir.
İşte varsayımlara karşı kullanabileceğiniz en güçlü panzehirlerden ikisi:
Onay/kabul kriterleri ve ınvariantlar.
Bu ikili ile gereksinimleri teknik anlamda formalize etmek mümkün hale gelir.
Bunun üç önemli sonucu vardır:
– Ajanlara ne yapmaları gerektiğini net olarak söylersiniz.
– Ajanların hareket alanına net sınırlar çizersiniz.
– İşin ne zaman gerçekten tamamlandığını objektif olarak ölçebilirsiniz.
Üçüncü madde özellikle önemli.
Çünkü “kod yazıldı”, “özellik implemente edildi” ya da “uygulama çalışıyor” birer tamamlanma kriteri değildir.
Uçağın kanatlarının olması, motorunun çalışması ve pistte ilerleyebilmesi de yeterli değildir. Uçak uçmuyorsa, uçak tamamlanmamıştır.
Kabul kriterleri bize neyin gerçekleşmesi gerektiğini, ınvariantlar ise ne olursa olsun hangi kuralların ihlal edilemeyeceğini söyler.
Böylece yapay zekaya sadece ne üretmesi gerektiğini değil, ürettiği şeyin hangi koşullarda doğru kabul edileceğini de tarif etmiş oluruz.
Yapay zeka çağında gereksinim yazmak artık yalnızca ne istediğimizi anlatmak değildir. Doğru olanın sınırlarını tarif etmektir.
Aksi taktirde yapay zeka ile sadece sohbet etmiş olursunuz.